Yazı kategorisi: Genel

buralarda mısın?

Gerçekten meşgul müyüz yoksa umurumuzda mı değil. Bir önceki cümlemin sonuna soru işareti koymadım cevabını biliyorum çünkü. Keşke her şeyin cevabını bilmesek de salağa yatmak zorunda kalmasak. Bir türlü kalkamıyoruz çünkü.

‘yıkılamamış bir enkaz gibiyim’

Bekliyorum uzun zamandır; ne tadilat var ne restore. Öyle çocukların uzaktan baktığı, ‘Perili Köşk’… yolcuların cama kafalarını yasladıklarında pek dikkat çekmeyen enkazım. En azından yanımdakilere faydam var.Benim sayemde diğerleri önemseniyor. Kötünün iyisi misali.

Başarılı insanlar hep meşguldürler, yoğundurlar ve sürekli bir şeyler üretmek için çırpınırlar. Verilen kabiliyetlerini ellerinden geldiğince verimli kullanarak başarı merdivenlerini birer birer tırmanmayı sürdürürler.

Ben kendimi başarılı bulmuyorum. Çünkü yaslandığım her merdiveni kendim kırdım. Taşıyamadı merdiven dertlerimi. Derdimi dert edinmekle dertleniyorum. Başarısız da sayılmam, o yüzden hep diyorum ya..

Evet çok sığınıyorum bu cümleye. Hayat denen ve mutlaka bir gün bitecek olan seyrüseferde, dışarı bakmaktan kendimize bakmaya zaman ayıramıyoruz. Fakat bazen bir yel eser ve her şey, toz duman olur. Herkes kovuğuna çekilir. Bakacak yer, konuşacak insan, yapacak iş bulamazsınız. Bakacak yer, konuşacak insan, yapacak iş bulamazsınız.Sizin haricinizde, dışarıda bir “siz” var; onun ötesinde bir de içinizde bir “siz” var. Bu tıpkı göz gözü görmeyen karanlıktaki bir gözün, bir süre sonra bazı nesneleri algılamaya başlaması ve aslında bir şeyleri görebilmesi gibidir. Göremediğinizi anladığınız o an, yeni şeyler görmeye başlarsınız. Kimsesiz kaldığınızda anlıyorsunuz kimin kimi olduğunuzu. Kendinizi benimseseniz bir o zaman kalabalık olacak etrafınız. Sana diyorum evet gerçekten orada mısın, burada mı?

Yazı kategorisi: Genel

yarım kalmaz yara kalır

Yara Bandı Ruha İyi Gelir Mi? - KizlarSoruyor

Her şeyin bir başlangıcı olduğunu düşünüyoruz. Neden peki hiç ortasından başlayamıyoruz. Hayatta her zaman kurallara uymazken başlangıçlar her daim bizi yormuyor mu? Keşke şöyle başlangıçlar yapmadan sonuna bir bakıp çıksak. En azından zamanımız boşa gitmez. İnsan değerli bir varlık malum olduğu gibi. Zaman da en değerli kaide. Gerçi burada tecrübelerimiz konuyu devralıyor. Onlar olmasa -ki çok değiller- zamanın kıymetini de anlayamazdık değil mi?

ya yara

Sahi tecrübelerimiz bir türlü yer değiştirmiyor. Ders çıkardıklarımız arasına karışmak istemiyor. Oysa onlar yüzünden sürekli hata yapıyoruz. Sonu gelmiyor düşlerimiz. Yarım kalıyor cümlelerimiz.. Yarım kalıyor kursağımız.. Ya-

Yazı kategorisi: Blog, Genel, şiir

geç-me-miş



Geçmiş çoktan geçmiş miydi
Yoksa çokta geçmemiş miydi
Geçmiş geçmişse neden hala bizden geçememiş
Ya gelecek neden hala gelmedi
Gelecek gelmeyecek mi
Biz neden sürekli bugündeyiz
Bizim neden yarınımız da dünümüzde bugünde?
Nerede kaldık?
En son mağaralara hayallerimizi mi çiziyorduk?
Yok canım onu geçtik herhalde
O zaman insanlıkla başbaşa çay içiyorduk yarının hesabını yapmadan.
Sanki bunada çok uzağız
Biz ne geçmişte ne bugünde ne gelecekteyiz
Biz aslında birbirine gelemeyen geçmişiz

Hayat her insana zamanında açmaz kapılarını. Bazen “Açıl susam açıl!” dersin. Neyi ifade ettiğini bilmeden. Efendim işin aslı ise;
Ali Baba bir gün hazinenin bulunduğu yere gelir ve “açıl 15 Ocak 1332” der.
yanındaki bir arkadaşı ise Ali Baba’ya derki; ali baba şifreye doğum tarihin olarak söyleme hacklerler, pek bilinmeyen, hacklenilmeyecek bir şey söyle der. Ali Baba da arkadaşının heybesinde gördüğü simitten canı çeker. Ama utandığından söyleyemez. Arkadaşı da anlasın diye böyle bir şifre koymuştur. Aslında çocukluğumuzda hiç yadırgamadığımız ama ileri yaşlarda bize saçma gelen onca şey var. İnsanlar da öyle. Seni nasıl kıracağını, nasıl üzeceğini bilmeden merhaba diyorsun. Biz “Belki üstümüzden bir kuş geçer” dinlerken
Bizim üzerimizden ebabil kuşları geçti sanırım.

açıl susam açıl

Yazı kategorisi: Genel

bir şiir bırak

“ne vakit seni sevsem
kalbim kriz geçiriyor
ziyadesiyle her hücrem ziyan oluyor
ne vakit seni arasam
hatıralarım bulanıklaşıyor
eski film makinesine dönüyor
ne vakit seni düşünsem
göz yaşlarım yağmur oluyor
sokaklarını sel götürüyor
ne vakit seni özlesem
şehrin lambaları yanıyor
semt hasretle aydınlanıyor
ne vakit seni ansam
kuşlar bana lanet ediyor
senin gibi göçüp gidiyor”

Yazı kategorisi: Genel

arayış

Huzur denilen o şeyin her santimine ihtiyacım var bu aralar. Bana biraz bahar gerekiyor. Çok üşüdüm. Oysa güneş yerinde, öylece duruyor ve hiçbir şey yolunda değil.

Göğümü kaplayan hayal kırıklıkları pembe bulutların üzerine siniyor. Ben berbat ettim bu yaşama işini. Elimi yüzüme bulaştırdım. Tanıdığım bütün evlerin camlarına taş atmışken, hangi evin kapısını çalabilirimki? Kapısı açık bir eve öylece girmiş gibiyim şimdi. Bugünde kendimi rafa kaldırıyorum.

savaşmaktan vazgeçtim bunu veda say

Yazı kategorisi: Genel

nalan

kendimi aradım,
bulamadım kaybediyorum usul usul...
şimdi de kar yağıyor üstüme
iyice kapatıyor izlerimi.
kirli bir tükeniş içerisindeyim
yarım kalan hayaller, 
fırlatılıp atılan yaşamlar,
kırılıp dökülen yapraklar..
ben, mahvoluyorum günden güne!
belki de yıldan yıla.
zamanında ötesindeyim artık;
gece mi gündüz mü,
ilkbahar mı kış mı,
ayırt edemiyorum,
tıpkı... senin gibi.
tıpkı... ben gibi..

şimdi tekrardan uyanmak istiyorum;
yeni günlere, yeni güneşlere!
her ne kadar acılarım benimle kalsa da 
yeniden başlamak istiyorum.
her ne kadar sessiz ve sensiz kalsam da ben,
hissiz bir halde
tekrar kalkmak istiyorum toprağımdan!
bir daha ölmek istiyorum.
...
.....
olmuyor gibi?
vaz mı geçmeliyim
tekrar yaşamaktan...
yoksa her gün boğulmalı mıyım?
kendimle* kendi içimde.
belki de evet kabullenmeliyim yenilgimi.
bu seferlik bırakmalıyım da bedenimi.
tam olarak vazgeçtim diyemem kendimden 
vazgeçişler tercihtir
benimkisi mecburiyet.

mecburiyetler sebebiyle vazgeçtim kendimden.
tam da bu gece,
tam da bu, gece...

02/02/2020

Yazı kategorisi: Genel

gelecek karanlık değil, zifiri.

Gelmeyecek geleceğimiz. Biz daha kendimize gelmeden güzel günlerin gelmesini düşlüyoruz. Ümit güzel şeydir. Tabi vaktine eserse. Zira fırtına güneşli günlerde ortaya çıkmaz.

Ne çok karanlık sıkışmış içimize. Uzun bir zaman, karşılaştığım ve karşılaşabileceğim her soru için bir cevabım olmasını önemsedim. Şimdi kendime ait soruların varlığıyla yetinmeyi öğreniyorum. Anlıyorum ki bu dünya, cevap verebileceğim türde açık ve anlaşılır sorular barındırmıyor.

Vazgeçtim cevaplardan.

Ellerimi cebime koyup, yerdeki çizgilere basmamaya gayret ederek yürüyorum. Cevapları da bıraktım sorularda.

Yazı kategorisi: Genel

öhöhöhö kısa açıklama

Bazen buraya karamsarlığımı bazen çok heyecanlandığım ama çok normal birşeyi bazen yeni bir dostluğumu bazen de kazıklarımı, görüp çok beğendiğim bir şeyi, bu niye var dediğim birşeyi, geceyi, gündüzü, boyayı fırçayı ve kalemi ele alarak size dert yakınabilirim. Samimi bir platform olmasını istiyore. Şu satıra kadar bu yazıyı okumaya katlanamayan androidlerde geri tuşu, IOS ta orta tuşu kullanabilirler. PC kullanıp bu siteyi özellikle açan çıkmak istemez zaten 🙂

goodbye
Yazı kategorisi: Genel

02.26

Acep nedendir, bu kaçışan uykular?

Neden uyuyoruz ki zaten? Ortalama 60-70 yıllık hayatımız boyunca uyku neden bu kadar önemli insanlık için? Uykuyu mu seviyoruz. Uyanık mı kalmak istemiyoruz. Belki de bir gün uyanmayacağımız derin uykuya hazırlık yapıyoruz. Ben yine onu da yapamıyorum. Uyuyamıyorum çünkü… Çünkü mü? Benim uykularım bir çünküye sığacak kadar değerli değil..